Diş Kaplama Nedir? Kaplama Çeşitleri
Öne çıkan noktalar
Diş kaplama tedavileri ve çeşitleriyle ilgili dört kritik nokta:
Diş kaplama yalnızca estetik amaçlı bir işlem değildir. Madde kaybına uğramış, kırılmış veya zayıflamış dişlerde fonksiyonun yeniden kazandırılması ve mevcut diş dokusunun korunması amacıyla da uygulanır.
Her hasta için tek bir en iyi kaplama türü yoktur. Zirkonyum, porselen, lamina veya kompozit gibi seçenekler dişin konumu, mevcut diş dokusu ve estetik beklentiler değerlendirilerek seçilmelidir.
Başarılı bir kaplamada yalnızca renk ve görünüm değil, kaplamanın dişle uyumu, kapanış dengesi ve çiğneme fonksiyonu da tedavinin temel parçalarıdır.
Kaplamanın uzun dönem başarısı tedavinin tamamlanmasıyla bitmez. Ağız hijyeni, diş sıkma alışkanlıklarının kontrolü ve düzenli diş hekimi kontrolleri kaplamanın kullanım süresini doğrudan etkiler.
Diş kaplama, estetik ve fonksiyonel olarak hasar görmüş ya da şekil bozukluğu olan dişlerin üzerine özel materyallerle uygulanan restoratif bir tedavi yöntemidir. Dişe fonksiyonunu geri kazandırmayı hedefleyen kaplama işlemi aynı zamanda dişi dış etkenlerden de korumakta ve hastaya sosyal hayatında etkileyici ve estetik bir gülüş kazandırmaktadır.

UZMAN GÖRÜŞÜ
Diş kaplama planlamasında asıl amaç, dişi mümkün olduğunca fazla küçültmek veya yalnızca daha beyaz bir görünüm elde etmek değildir. Öncelikle mevcut sağlam diş dokusunun ne kadarının korunabileceği, dişin çiğneme sırasında maruz kaldığı kuvvetler, kapanış ilişkisi ve estetik beklenti birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle lamina, zirkonyum ve metal destekli porselen gibi farklı seçenekler arasında karar verirken materyalin avantajından çok, o materyalin ilgili diş ve hasta için doğru endikasyona sahip olup olmadığı belirleyicidir.
Beytullah Gümüş
Diş Hekimi
Diş Kaplama Nedir?
Çeşitli nedenlerle madde kaybına uğramış, çürümüş veya estetik görünümünü yitirmiş dişlerin özel materyallerle sarılarak restore edilme işlemine diş kaplama adı verilmektedir. Bu işlem sayesinde hastalar estetik bir gülüşe kavuşmanın yanı sıra dişlerin çiğneme ve konuşma gibi temel fonksiyonlarını da sağlıklı bir şekilde yerine getirebilirler.
Diş hekimliğinde sıklıkla başvurulan bu yöntem dişi çürüklere ve dış etkenlere karşı koruyan bir yapı görevi de üstlenmektedir. Tedavi sürecinde hastanın ağız yapısına ve beklentilerine en uygun materyal seçilerek doğal diş formunda ve renginde kalıcı bir çözüm sunulması hedeflenir.
Diş Kaplama Hangi Durumlarda Yapılır?
Diş kaplama tedavisi, ağız içi sağlığını korumak ve estetik kaygıları gidermek amacıyla birçok sorunun çözümünde güvenle uygulanmaktadır. Hastaların yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen bu müdahale özellikle doğal diş yapısının zayıfladığı veya estetik olarak tatmin etmediği durumlarda hekimler tarafından tavsiye edilir. Diş kaplama tercihi yapılan durumlardan bazıları şöyledir:
- Dolgu ile kurtarılamayacak kadar büyük madde kaybı olan çürük dişlerin onarılmasında,
- Kanal tedavisi görmüş ve kırılganlığı artmış dişlerin direncinin artırılmasında,
- Fiziksel travmalar sonucu kırılan veya çatlayan dişlerin bütünlüğünün sağlanmasında,
- Diş beyazlatma işlemleriyle giderilemeyen kalıcı ve derin renklenmelerin kapatılmasında,
- Hafif çapraşıklıkların veya diş aralarındaki ayrıklıkların estetik olarak düzeltilmesinde.
Yukarıda belirtilen durumlar ile karşılaşan hastalar uzman bir hekim kontrolünden geçerek kendileri için en uygun kaplama planlamasını yaptırabilirler. Zamanında uygulanan bu koruyucu tedavi dişin tamamen kaybedilmesini önleyerek ağız bütünlüğünün uzun yıllar boyunca sağlıklı kalmasına olanak tanır.
Diş Kaplama Nasıl Yapılır?
Diş kaplama tedavi süreci, uzman hekimin hastanın ağız içini detaylı bir şekilde muayene etmesi ve ihtiyaç duyulan restorasyon planını radyolojik görüntülerle belirlemesiyle başlamaktadır. Planlama sonrasında kaplanacak olan diş uygulanacak materyalin kalınlığına göre milimetrik olarak tıraşlanarak küçültülür. Hemen ardından hassas ölçü alma işlemine geçilir.
Hastanın estetik beklentileri ve doğal diş rengi dikkate alınarak laboratuvar ortamında üretilecek olan yeni dişin tasarımı için tüm doneler teknisyenlere eksiksiz bir şekilde iletilir. Laboratuvarda kalıcı kaplamalar hazırlanırken hastanın diş hassasiyeti yaşamaması ve estetik açıdan mağdur olmaması için küçültülen dişlerin üzerine geçici kaplamalar yerleştirilir.
Birkaç gün süren üretim aşamasının ardından hazırlanan kalıcı kaplamalar provalar eşliğinde hastanın ağzına yerleştirilerek kapanış ve uyum kontrolleri büyük bir titizlikle yapılır. Hastanın onayının alınması ve hekimin fonksiyonel uyumu doğrulamasıyla birlikte kaplamalar özel dental yapıştırıcılar kullanılarak dişe sabitlenir ve tedavi başarıyla tamamlanmış olur.
Diş Kaplama Çeşitleri
Diş hekimliği teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte hastaların estetik ve fonksiyonel ihtiyaçlarına tam olarak yanıt verebilen birçok farklı kaplama materyali geliştirilmiştir. Kullanılacak olan malzemenin seçimi hastanın bütçesi, kaplanacak dişin ağız içindeki konumu ve arzulanan estetik beklentiler gibi faktörlere bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Klinik ortamda en çok tercih edilen ve yüksek hasta memnuniyeti sağlayan bu kaplama türlerini tüm uygulama detaylarıyla birlikte içeriğin devamında bulabilirsiniz.
Zirkonyum Kaplama
Zirkonyum kaplama, altyapısında gri metal yerine beyaz renkli bir element olan zirkonyum alaşımının kullanıldığı son dönemin en popüler ve estetik tedavi yöntemlerinden biridir. Işık geçirgenliğinin doğal dişe çok yakın olması sayesinde özellikle ön grup dişlerde donuk veya yapay bir görüntü oluşturmadan mükemmel bir estetik uyum sergiler.
Metal destekli kaplamaların diş etinde yarattığı morumsu yansıma dezavantajını tamamen ortadan kaldırarak hastalara doğal ve sağlıklı bir gülüş tasarımı sunar. Uygulama aşamasında dişler klasik yöntemlerdeki gibi bir miktar tıraşlanır. Daha sonrasında bilgisayar destekli CAD/CAM teknolojileri kullanılarak hastanın ağız ölçüsü dijital ortama aktarılır.
Dijital ortamda kusursuz bir hassasiyetle tasarlanan zirkonyum bloklar özel kazıyıcı cihazlar yardımıyla üç boyutlu olarak üretilip son şeklini alır. Elde edilen bu güçlü ve biyouyumlu restorasyon hastanın ağzına prova edildikten sonra özel yapıştırıcılar ile diş yüzeyine sabitlenerek uzun ömürlü bir kullanım garantisi verir.
Lamina Kaplama
Halk arasında “yaprak porselen” olarak da bilinen lamina kaplama, dişlerin sadece ön yüzeylerine uygulanan ve minimum madde kaybı gerektiren son derece estetik bir yenileme yöntemidir. Dişin tüm yüzeylerinin küçültülmesine gerek kalmadan sadece ön kısımdan çok ince bir mine tabakasının kaldırılması veya bazen hiç aşındırma yapılmaması bu yöntemin en büyük avantajıdır.
Özel seramik malzemelerden üretilen bu incecik yapraklar doğal dişin rengini ve formunu kalıcı olarak mükemmelleştirmek amacıyla özenle tasarlanmaktadır. İşlem sırasında diş hekimi milimetrik ölçüleri aldıktan sonra hastanın yüz hatlarına ve gülüş hattına en uygun lamina tasarımlarını laboratuvara ileterek üretim sürecini başlatır.
Çok ince bir yapıda olmalarına rağmen özel dental rezin yapıştırıcılarla dişin mine tabakasına kimyasal olarak bağlandıklarında kopmaya veya kırılmaya karşı inanılmaz bir direnç kazanırlar. Düzenli ağız bakımı ile uzun yıllar renk değiştirmeden kullanılabilen laminalar anında beyazlık ve form değişikliği isteyen hastalar için mükemmel bir kozmetik çözümdür.
Porselen Kaplama
Porselen kaplama, diş hekimliğinde uzun yıllardır güvenle kullanılan estetik görünümü yüksek ve çiğneme kuvvetlerine karşı oldukça dayanıklı olan geleneksel bir kaplama türüdür. Bu kaplamalar, dayanıklılığı artırmak amacıyla iç kısmında ince bir metal altyapı barındırır. Ayrıca dış yüzeyi estetik bir porselen tabakasıyla kaplanarak doğal diş formu verilir.
Özellikle yüksek çiğneme basıncının olduğu arka bölgedeki azı dişlerinin onarılmasında ve sağlam köprü protezlerinin oluşturulmasında sıkça tercih edilen ekonomik bir seçenektir. Uygulama sürecinde onarılacak olan diş çepeçevre bir miktar küçültülür. Alınan hassas ölçülere göre laboratuvarda metal bir iskelet dökülerek altyapı hazırlanır.
Hazırlanan bu sağlam iskeletin üzerine dişin doğal rengine uygun tonlarda porselen tozu fırınlanarak eklenir ve kaplamanın son anatomik formu ortaya çıkarılır. Ağız içinde yapılan provaların ardından kapanış dengesi ayarlanır. Son olarak da kaplama özel yapıştırıcılarla dişe sabitlenerek hastanın hem estetik hem de fonksiyonel ihtiyacı karşılanmış olur.
Kompozit Lamina Kaplama
Kompozit lamina uygulaması, dişin ön yüzeyine yüksek kaliteli dolgu malzemelerinin hekim tarafından doğrudan tabaka tabaka işlenmesiyle gerçekleştirilen pratik bir estetik prosedürdür. Porselen laminaların aksine genellikle ölçü alıp laboratuvar süreci beklemeyi gerektirmez. Tek bir klinik seansında hastanın yeni gülüşüne kavuşmasına olanak tanır.
Diş yüzeyinde çok az veya hiç aşındırma yapılmadan uygulanabilmesi doğal diş dokusunu korumak isteyen hastalar için bu yöntemi oldukça cazip hale getirmektedir. İşlem esnasında diş hekimi kompozit materyali dişe yapıştırıp özel bir mavi ışık yardımıyla sertleştirir. Bunun ardından dişe ideal formunu vererek cilalama işlemini gerçekleştirir.
Estetik sonuçlar oldukça tatmin edici olsa da kompozit materyallerin porselene kıyasla çay, kahve veya sigara gibi etkenlerle zamanla renklenme ihtimali daha yüksektir. Bütçe dostu olması ve hasar gördüğünde yine klinik ortamında dakikalar içinde tamir edilebilmesi bu kaplama türünün hastalar tarafından sıkça tercih edilmesini sağlar.
Diş Kaplama İşleminin Avantajları
Diş kaplama tedavileri, hastaların hem estetik görünümlerini hem de genel ağız sağlığını korumaya yönelik oldukça geniş kapsamlı işlemlerdir. Alanda uzmanlaşmış hekimler tarafından doğru planlanan bir kaplama süreci, hastanın sosyal yaşamındaki özgüvenini artırırken çiğneme ve konuşma gibi kritik fonksiyonlarını da iyileştirir. Diş kaplama tedavisinin avantajları genel hatlarıyla şu şekildedir;
- Zayıflamış veya kırılmaya yüz tutmuş dişlerin direncini artırarak çekilme riskini ortadan kaldırır.
- Gülüş asimetrisini, diş aralarındaki boşlukları ve kalıcı renklenmeleri tek seansta kusursuzca gizler.
- Kişinin yüz hatlarına ve dudak yapısına uygun tasarımlar sayesinde çok daha genç ve dinamik bir görünüm sağlar.
- Çiğneme fonksiyonunu ideal seviyeye getirerek sindirim sisteminin daha sağlıklı çalışmasına yardımcı olur.
- Modern materyallerin biyouyumluluğu sayesinde diş etleriyle tam bir uyum yakalayarak alerjik reaksiyonları önler.
Elde edilen tüm bu işlevsel ve estetik avantajlar, kaplama uygulamalarını günümüz diş hekimliğinin en değerli tedavi konseptlerinden biri haline getirmektedir.
Diş Kaplama Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Tedavi süreci başarıyla tamamlandıktan sonra yapılan estetik ve fonksiyonel kaplamaların ömrünü uzatmak tamamen hastanın günlük alışkanlıklarına ve bakım rutinine bağlıdır. Kaplamaların ilk günkü parlaklığını ve bütünlüğünü koruyabilmesi için tedavi sonrası süreçte birtakım temel ağız sağlığı kurallarına titizlikle uyulması ve düzenli hekim kontrollerinin aksatılmaması gerekir. Bu noktaların tümünü aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:
- Günde en az iki kez florürlü diş macunu ile fırçalama yapılmalı ve arayüz temizliği için mutlaka diş ipi kullanılmalıdır.
- Özellikle ön bölgedeki laminalara zarar vermemek adına fındık, ceviz gibi sert kabuklu yiyecekler dişlerle kırılmamalıdır.
- Uyku sırasında diş sıkma veya gıcırdatma alışkanlığı bulunuyorsa kaplamaları korumak amacıyla gece plağı kullanılmalıdır.
- Düzenli olarak altı ayda bir diş hekimi kontrolüne gidilerek kaplamaların kenar uyumları ve diş eti sağlığı incelenmelidir.
- İlk birkaç gün oluşabilecek geçici sıcak ve soğuk hassasiyetini tetiklememek adına aşırı ısı farklılıklarından uzak durulmalıdır.
Yukarıda belirtilen basit ancak etkili bakım adımları, kaplamaların ağız içinde uzun yıllar boyunca sorunsuz bir şekilde kullanılmasını sağlayacaktır.
Kaç çeşit kaplama diş var?
Günümüzde diş hekimliğinde sıklıkla kullanılan zirkonyum, porselen, lamina, kompozit ve empress olmak üzere temel olarak beş farklı kaplama çeşidi bulunmaktadır. Hastanın estetik beklentisine, dişin ağız içindeki konumuna ve bütçesine göre bu materyallerden en uygun olanı tercih edilerek tedavi planlanır.
Diş için en iyi kaplama hangisi?
En iyi kaplama türü hastanın spesifik ihtiyaçlarına ve hekimin klinik değerlendirmesine göre kişiden kişiye değişiklik göstermektedir fakat estetik uyum, doku dostu olma ve dayanıklılık göz önüne alındığında günümüzde genellikle zirkonyum ve e-max kaplamalar en başarılı seçenekler olarak öne çıkmaktadır.
Hamilelikte zirkonyum kaplama yapılır mı?
Hamilelik döneminde anne ve bebeğin sağlığını riske atmamak adına acil olmayan estetik diş tedavilerinin ertelenmesi tıbben en doğru yaklaşım olmakla beraber zorunlu hallerde özellikle gebeliğin ikinci üç aylık döneminde kadın doğum uzmanının da onayı alınarak kaplama işlemleri güvenle yapılabilmektedir.
En uzun ömürlü diş kaplama hangisi?
Malzeme yapısının basınca karşı gösterdiği yüksek dayanıklılık sayesinde metal destekli porselenler ve zirkonyum kaplamalar en uzun ömürlü kaplama tedavileridir. Hastanın ağız hijyenine dikkat etmesi ve rutin kontrollerini aksatmaması durumunda bu kaplamalar 15-20 yıl sorunsuzca kullanılabilir.
Diş kaplama ağrı yapar mı?
İşlem sırasında lokal anestezi uygulandığı için hastalar dişlerin küçültülmesi ve ölçü alınması aşamalarında kesinlikle herhangi bir ağrı hissetmezler. Tedavi bitimini takip eden ilk birkaç hafta boyunca hafif bir soğuk sıcak hassasiyeti yaşanması son derece normaldir fakat bu durum da kısa süre içerisinde kendiliğinden geçmektedir.
Diş kaplama doğal görünür mü?
Modern teknolojilerle ve özellikle zirkonyum veya tam seramik materyallerle yapılan kaplamalar ışık geçirgenlikleri sayesinde doğal diş minesini birebir taklit ederler. Doğru renk seçimi ve alanında uzman bir teknisyenin işçiliği ile kaplamaların gerçek dişlerden ayırt edilmesi dışarıdan bakıldığında imkansızdır.
1 adet Zirkonyum diş kaç TL?
Zirkonyum diş kaplama fiyatlarında kullanılan malzemenin kalitesi, işlemin yapıldığı kliniğin donanımı, hekimin yetkinleri ve tedavi planlaması belirleyici faktörler olduğundan, 1 üye zirkonyum kaplama için standart bir fiyatlandırma yapmak doğru değildir. En güncel ve kesin maliyet bilgisi almak adına kliniğimiz uzmanlarıyla iletişime geçebilir, aynı zamanda ücretsiz ön muayene fırsatımızdan yararlanabilirsiniz.
Zirkonyum diş devlet karşılıyor mu?
Devlet hastanelerinde ve SGK kapsamında estetik amaçlı yapılan zirkonyum kaplama tedavilerinin maliyeti genellikle kurum tarafından karşılanmamaktadır. Sadece sağlık kurulu raporuyla kanıtlanmış zorunlu sağlık hallerinde ya da belirli metal alerjisi durumlarında masrafların sınırlı bir kısmı devlet güvencesi altına alınabilir.
